Vizontele Replikleri

Vizontele, 2 Şubat 2001 tarihinde vizyona girmiştir. Yönetmenliğini Yılmaz Erdoğan ve Ömer Faruk Sorak, senaristliğini de aynı zamanda Yılmaz Erdoğan yapmıştır. Filmin başrollerini Yılmaz Erdoğan, Cem Yılmaz, Demet Akbağ, Altan Erkekli, Cezmi Baskın, Şebnem Sönmez, Erdal Tosun, Şafak Sezer, Bircan Günalan ve Can Kahraman paylaşmıştır.

  1. “Dua etsin senin amca oğlun, yoksa ondan büyük or*spu çocuğu bulunmaz.”
  2. “Hatta bir de çay içtik. Ben, o birde kocası.”
  3. “Damadın amcasından yani benden bir adet Philips marka televizyon, alkışlayın. Hadi halaya hadi!”
  4. “Deli Emin tükkana geldi, dedi Fikri abim dedi git dedi tükkandan dedi istediğin takımı al dedi. Hani radyodan dolayı kendisine borcumuz vardı ya, ona mahsuben.”
  5. “Nasıl? Ankara’da hep bunlarla işte Fikri abin. Geçen sefer gene gittim pavyona. İçeri girdim. Sahibi geldi. ‘Vay Fikri bey hoşgeldin!’ falan dedim ‘Nerden tanıyor acaba?’ meğersem künyeyi görmüş. Allahım yarabim. Dedim ‘Feri nerde?’ benim orda bir manita var. Feri Cansel’e benzediği için ben Feri diyorum. Asıl ismi Gülşen, arkadaşları da Münevver diyor. Yalnız kaldığımızda da ben kuzu diyorum. Yav o kadar güzel ki!”
  6. “Ooo! Ne yapıyorsun ulan işeyaramaz.”
  7. “Radyonun resimlisi mi? Resimli radyo mu? Yaptılar mı sonunda? Şerefsizim benim aklıma gelmişti. Gerçek.”
  8. “Sezgin, yeni bir şampuan çıkmış diyorlar haberin var mı?”
    – “Duymadım sayın başkanım. Nasıl bir şey?”
    “Kıçına sürüyormuşsun.”
    – “Evet.”
    “Ordakileri döküp, kafada çıkarıyormuş. Kıvırcık mıvırcık idare edeceksin artık.”
  9. “Sen çok ihtiyarladın Cası Baba. Tahminim seneye ölürsün sen. Şöyle güzel bir helva yemiyeli çok oldu.”
    – “Sen öl p*zevenk! Ben niye ölüyorum?”
  10. “Yav Casım abe, o zaman İzmir Osmanlı toprağıydı değil mi?
    – “Ne Osmanlisi ulan!”
    “Sen askere gittiğinde daha cumhuriyet kurulmamıştı ki.”
  11. “Ne oldu alabildin mi Fikri Bey?”
    – “Bırak Allah aşkına ya! Adam hizmet istemiyor ki. Seçimlerde kendisi için çalışırken iyi. İş paraya gelince kıvırıyor. Bana da ihtiyacı olduğunu biliyor tabi. Beni pohpohluyor. Beni ne pohpohluyorsun kardeşim! Yok benim dedem şöyle büyük ağaymışta! Yok benim dedemin katırları kimsede yokmuşta! Beni methetme kardeşim bana para ver!”
  12. “Yukarı Ayrancı?”
    – “Ne?”
    “Ankara’yı diyorum, avucumun içi gibi bilirim. Yukarı Ayrancı’dan mısınız?”
    – “Hayır.”
    “Aşağı Ayrancı?
    – “Hayır kardeşim.”
    “Ortada hani bir tane park var ordan mı Ankara’da?
    – “Hayır kardeşim, hayır!”
    “Fikri benim adım. Yol yorgunu heralde kadın.”
  13. “Ne konuşuyorsunuz lan şehrin en temiz ayıları.”
    – “Vizontele yangınından bahsediyorduk.”
    “Oho! Vizontele daha çok yanar oğlum. Sinemaya benzer mi? Ben en çok sinemayı severim. Sinema başka bir şey. Mesela bak o bir tane uzun boylu artist vardı, neydi o?”
    – “Tarık Akan.”
    “Heh! Tarık Akan, mesela o o kadar uzun boylu değil. Benim burama geliyor. İstanbul’da gördüm. Sinema işte bunlar. Bak mesela bir olay daha var. Sene… Geçen sene. Beyoğlunda yürüyorum. Bir tane ince bıyıklı artist vardı. Kimdi o?”
    – “Ayhan Işık.”
    “Ayhan Işık, tam önümde gidiyor. Arkasından, siz tabi beyoğlunu bilmiyorsunuz. Tükkanın arkasından döndüm, yürüyorum böyle. Turist Ömer’deki kimdi?”
    – “Sadri Alışık.”
    “Heh! Sadri Alışık. İnce bıyıklı. Ben şimdi bu Ayhan Işık’ın arkasından bağırdım. ‘Turist Ömer! Turist Ömer!’ dedim, dönüp bakmadı adam, hayret! Demek ki Sadri Alışık’ın arkasından bağırsam ‘Ayhan Işık! Ayhan Işık!’ diye o da bakmayacak. Bunlar garip şeyler işte, sinema. Hadi Saatler olsun. Nasılsın Necati?”

Share

You may also like...

1 Response

  1. 30 Mayıs 2020

    […] “Hayır kardeşim, hayır!”“Fikri benim adım. Yol yorgunu heralde kadın.” – Vizontele […]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

six − one =